Döviz kurlarında ki dalgalanma ve Etkinlik Endüstrisi - eventnews.onlineeventnews.online

2 Aralık 2021 - 20:23

Döviz kurlarında ki dalgalanma ve Etkinlik Endüstrisi

Pandemi, yerini yeni bir gündeme bıraktı. Para piyasalarında ki hareketlilik ve döviz kurlarında ki dalgalanma, sokaktaki sade vatandaştan, en tepeye kadar gündemimizi meşgul ediyor. Sadece meşgul etse iyi, tepeden tırnağa tüm piyasa kilitlenmiş durumda. Bunlardan en büyük zararı gören ise, her sıkışıklıkta derin yaralar alan Etkinlik Endüstrisi ve 60’a yakın farklı branşta faaliyet gösteren paydaşları oldu. Nasıl mı? Gelin anlatayım…

Döviz kurlarında ki dalgalanma ve Etkinlik Endüstrisi
Son Güncelleme :

24 Kasım 2021 - 18:21

EventNewsOnline

Pandemi, yerini yeni bir gündeme bıraktı. Para piyasalarında ki hareketlilik ve döviz kurlarında ki dalgalanma, sokaktaki sade vatandaştan, en tepeye kadar gündemimizi meşgul ediyor. Sadece meşgul etse iyi, tepeden tırnağa tüm piyasa kilitlenmiş durumda. Bunlardan en büyük zararı gören ise, her sıkışıklıkta derin yaralar alan Etkinlik Endüstrisi ve 60’a yakın farklı branşta faaliyet gösteren paydaşları oldu. Nasıl mı? Gelin anlatayım…

Etkinlik Endüstrisi, dünyada 4 Trilyon Dolar hasılata sahip olan, kurumsal etkinlik düzenleyen ajanslarından, düğün firmalarına, konser ve festival düzenleyen organizatörlerinden, otel ve transfer firmasına kadar 60’a yakın farklı başlık altında, son kullanıcıya hizmet veren dev bir sektör.

Sektör dev olmasına dev ancak, kazançları hiçte öyle değil. Hiçbir zamanda olmadı aslında!

Etkinlik Endüstrisi, dışa bağımlı ürünlerle çalışan bir endüstri. Ses ve ışık ekipmanlarından kumaşlara, dekor malzemelerinden kostümlere, pileksi ve reklam sektöründe kullanılan diğer malzemelerden elektrik ve elektronik ürünlere kadar ciddi bir döviz endeksli alım yapan bir sektör.

Döviz, en çok Etkinlik Endüstrisi’ni vuruyor dememin nedeni ise, tedarik edilen ürünleri yabancı para birimleriyle alıp, müşterilerimize Türk Lirası cinsinden satıyor oluşumuz, dalgalanmaların yoğun olduğu piyasa şartlarında verilen tekliflerin de alt üst olmasına neden oluyor.

Ya da yabancı sanatçı ve grupların katıldığı konser ya da festival projelerinde, yabancı para birimleri ile yapılan anlaşmalar, Türk Lirası’nın değer kaybettiği ve diğer para birimleri karşısında erimeye başladığı anda, bırakın konser ve festivallerin kendini kurtarmasını, sanatçı ya da grupların masraflarını çıkarabilirsek öp başına koy.

O nedenle uzun zamandır dünya starlarını Türkiye’ye çok istediğimiz halde getiremiyoruz. Çünkü en bilinmedik sanatçılar dahi kaşe bedeli, transfer, konaklama ve lojistik bedeli derken, astronomik rakamlara mal olduğu için, satılan biletlerin, yapılan masrafların yanına yaklaşması dahi mümkün değil.

Diyelim ki, yeni yıl geliyor ve kurumsal şirketler çalışanlarına yönelik bir etkinlik organize edecekler. Teklifin talep edildiği tarih Ekim dahi olsa, Ekim ayında verilen bütçeler, ajansları batırmaya yeter de artar bile. Çünkü etkinlik mekanı, dekor ürünleri, ses ve ışık sistemleri derken, ortaya çıkan 60’dan fazla hizmet başlığı, para piyasalarında ortaya çıkan dalgalanma nedeniyle Etkinlik Endüstrisi’ni oldukça zor durumda bırakıyor.

Ya alınan işler layıkıyla yapılamıyor, ya da müşterilere bir açıklamada bulunulup işler iptal ediliyor. Her halde de herkes bu sarmal içinde güç durumda kalıyor.

En önemli konulardan biri de elbette yetişmiş personel. Yetişmiş personel Etkinlik Endüstrisi’nin kanayan yaralarından biri. Ortaya koyduğu hizmet karşılığı cüzi kazançlar sağlayan Etkinlik Endüstrisi paydaşları, son 5-6 yılda üst üste gelen olumsuz tablolardan kaynaklı derin yaralar aldı, almaya devam ediyor. Ortaya çıkan her yara, Etkinlik Endüstrisi’nde faaliyet gösteren şirketlerin küçülmesine, her küçülme ise yerini nitelikli personellerin kaybedilmesine götürüyor.

Yeni müşterilerden iş gelmiş olsa dahi, buna cevap verebilecek firma sayısı oldukça azalmış durumda. Bu konuda önlem alınmadığı takdirde, yakın gelecekte Etkinlik Endüstrisi, yalnızca patronlar tarafından temsil edilen bir sektör olarak kalacak ve bir süre sonra yok olacak.

Sektörün en büyük sorunlarından biri de, bir çok sektörde olduğu gibi, sesini gür sesle duyuramaması. Sesler cılız kaldıkça, sektörde herkesin bir eli yağda, bir eli balda olduğu düşüncesi ortaya çıkıyor. Oysa ki gerçek elbette öyle değil.

Kiralarını, vergilerini, hatta ofis giderlerini karşılayamayan birçok sektör paydaşı olduğunu biliyorum. İşimizin en önemli konusu tasarlamak olduğu için, benzer tablolar yaşandığında, elde kalan motivasyon eksikliği kötü örneklere kadar ulaşıyor.

Yüzde 8 gibi düşük komisyon oranlarıyla çalışan Etkinlik Ajansları, her daim en iyiyi ortaya koymaya çabalayan, işini layıkıyla yapmak isteyen tarafta olduğu halde, bu ve buna benzer zaman dilimlerinde yaşanan olumsuz ekonomik süreçlerde üzerine bir de müşteri baskısı geliyor ki, en çok sorun yaşadığımız konulardan biri de bu diyebilirim.

”Senin teklifin çok yüksek.” Neye göre, kime göre…

Bir fikre ihtiyacı olan herhangi birinin, ajansların fikirlerini önemsiz ve değersiz hale getirme çabası öyle sanıyorum ki, bu topraklara özgü. Verilen teklif ve geride bırakılan yıllar içinde elde edilen tecrübe, tüm kurumsal şirketlerin en iyi ve eksiksiz etkinliklerini ortaya koymaya yararken, ortaya çıkan eğlence ve coşku herşeyin ispatı olduğu halde, konuya sanatı ve proje içeriğini bırakıp, bütçeden girmek pek de adaletli bir konu değil.

Umarım yakın gelecekte güzel günlere.

Umut Kaya