"Gençler, kendi müzikal hayatlarının rotasını oluşturmalılar" - eventnews.onlineeventnews.online

17 Ekim 2021 - 17:30

“Gençler, kendi müzikal hayatlarının rotasını oluşturmalılar”

“Azim, disiplin ve müzik aşkı sizin başarmanızı sağlayacak yol arkadaşlarınızdır. Onlarla aranız iyiyse, sizi çok iyi yerlere getirirler.” Bu sözler Orkestranbul Sahne Sanatları markası Kurucusu, Orkestra Şefi ve müzisyen Gökhan Uğurlu’ya ait. Event News olarak Gökhan Uğurlu ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

“Gençler, kendi müzikal hayatlarının rotasını oluşturmalılar”
Son Güncelleme :

12 Nisan 2020 - 8:31

EventNewsOnline

“Azim, disiplin ve müzik aşkı sizin başarmanızı sağlayacak yol arkadaşlarınızdır. Onlarla aranız iyiyse, sizi çok iyi yerlere getirirler.” Bu sözler Orkestranbul Sahne Sanatları markası Kurucusu, Orkestra Şefi ve müzisyen Gökhan Uğurlu’ya ait. Event News olarak Gökhan Uğurlu ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

"Gençler, kendi müzikal hayatlarının rotasını oluşturmalılar"

Müzikle ilgili ilk anılarınıza gitmek istiyoruz. İlginizi ilk ne zaman fark ettiniz?

Öncelikle Event News ailesine teşekkürlerimi iletmek istiyorum. Sıradışı fikirler ve cesaret, dünyayı ve hayatı kolaylaştıran ve güzelleştiren erdemlerdir. Event News’de sektörde bu erdemleri hayata geçiren çok güzel bir örnek ve biz Orkestranbul ailesi olarak Event News ailesi ile birlektelik kurmaktan çok mutluyuz.

Soruya dönecek olursam ilgim ilk olarak biraz ters başladı aslında. Ablamla ben, müzikte babama tepki olarak doğduk. Bağlamayı o kadar kötü çalardı ki dört bir yana kaçardık kulak sağlığımız açısından. J Biz de müziğin nasıl yapılması gerektiğini merak edip bu sihirli dünyaya girdik. Ablam sevgili Coşkun Sabah’ın yıllarca vokalistliğini yaptı. Ben de Askeri Konservatuarı kazanarak bu işin aslında nasıl disiplinli bir süreçten geçtiğinin en güzel örneklerinin yer aldığı başka bir boyuttan müziğe adım attım.

Bu farkındalığın ardından, müziğe nasıl bir başlangıç yaptınız?

Müzik ve enstrüman eğitimi bir disiplin işidir. Ben de açıkçası ilk adımımda çok şanslı olduğumu düşünüyorum. Genç yaştaki yeteneklere çok iyi eğitim veren dünyada sayılı örnekleri olan eski adıyla Muzika-i Humayun olan Askeri Konservatuarı kazandım. Yıllarca hocam olacak olan Ahmet Yüzbaşı’nın, beni bateri ve vurmalı çalgılar üzerinden bir teste tabi tutarak okula alması sonrasında çok farklı ve şanslı hisettiğim bir deneyime başlamış oldum.

Peki, profesyonel bir müzisyen olma yolunda, sizi en çok zorlayan konu/zaman/olay ne oldu?

Whiplash filmini sanırım herkes izlemiştir. Açıkçası oradaki öğrenci ben, öğretmen de Ahmet Hoca’ydı. İzlediğimde kendi hayatımı izlemiş gibi hissettim. Evet her güzel sonucun bir hazırlanışı vardır. O hazırlanışta cidden zorlandığım ve umudumu yitirdiğim anlar oldu ama azim, disiplin ve müzik aşkı sizin başarmanızı sağlayacak yol arkadaşlarınız. Onlarla aranız iyiyse sizi çok iyi yerlere getiriyorlar.

"Gençler, kendi müzikal hayatlarının rotasını oluşturmalılar"

Profesyonel bir baterist olarak, genç bateristlere tavsiyeleriniz nelerdir?

Açıkçası müzikte son bir durak veya bir taht yok. Yani kimse en iyi benim diyemez. Çünkü herkesin kendi tarzı ve ilerleyişi vardır. Ben öğrencilerime en çok şu tavsiyede bulunuyorum. Derslerimiz çok keyifli, eğlenceli, öğretisi bol ve verimli geçiyor. Yıllarca benimle devamlı ders yapmak isteyen öğrencilerim oldu ve hepsine cevabım şu oldu. Benimle uzun yıllar ders yapman demek, benim gibi bir baterist olman demek. Yani ritm çalışı, atağı, hatta bateriye oturuşu bile bana benzeyen bir baterist. Ben bunu istemiyorum öğrencim için. Çünkü müzikte her müzisyenin bir tarzı, kendine has çalışı ve karakteri olmalı. Belli bir süre sonra öğrencimi nadasa bırakarak uzaktan izler ve ilerleyişi ile ilgili notlar tutatarım. Müzikal karakterini oturttuğu anda ders anlamında yolları ayırır sahne ve iş anlamında yollarımızı birleştiririz. Çünkü etrafımda her renk müzisyenin olması ve özellikle bu renklerin içinde öğrencilerimin de olması beni gururlandırır. Genç arkadaşlar mutlaka bir süre sonra artık hocalarının yörüngelerinden çıkmalı ve kendi müzikal hayatlarının rotasını oluşturmalılar.

Sizden bahsederken, etkinlik sahipleri (müşteriler) ile olan iletişiminizde geri dönüşlerinizin ne kadar hızlı olduğundan söz ediyoruz J. Gizli sırrınızı bizimle paylaşabilir misiniz?

Gizli sırların paylaşılması ne kadar doğrudur bilemiyorum ama Jpaylaşımcı bir müzisyen olarak tabi ki anlatabilirim. Aslında çok basit işinizi sevin, ilgili olun ve takip edin. Bir formüle veya hayat öğretisine gerek yok. Çünkü işinizi severek yapıyorsanız bunların hepsi aslında hayatın içinde olan anlar olarak geliyor bize. Müşteri iletişim için biraz hızlı dönüş bekler. Hızlı dönüş sağlanamadığı takdirde güven ilişkisi zedelenebilir.

Bir de sürpriz etkinlik planlayanlar için, Orkestranbul Sürpriz Etkinlik Çetesi hakkında konuşmadan olmaz. Fikir nereden aklınıza geldi? Şu ana kadar gerçekleştirdiğiniz, en ilgi çekici sürpriz ne oldu?

Evet Orkestranbul Sürpriz Çetesi en eğlendiğimiz başlıklarımızdan birisi. Aslında oyunculuk yönümün de bunda etkisi oldu diyebilirim. Gerek senaryo ve gerekse prodüksiyon açısından sürprizi hazırlamamızda farklı bakış açıları getirdi. Uzun zamandır yaptığım bir şey aslında sürpriz J ama bunu bir başlığa dönüştürmek ve altını doldurmak için etkenlerin olgunlaşması gerekti. Yani hem müşteri bazında, hem de proje bazında ortaya fikirler çıkması gerekiyordu. Bunda sadece etkinliğin gerçekleşeceği alanı görmem ve etkinliğin içeriğini bilmem yeterli oluyor. Ondan sonra içimizdeki haylaz çocuğu ortaya çıkartıp şaka ve sürprizlerimizi gerçekleştiriyoruz. Tüm şaka ve sürprizlerimizin ayrı bir hikayesi var ama en son yaptığımız New Balance Bozcaada Koşusu’nda, koşucuların parkurda köşeyi döndükleri anda yanında müzisyen arkadaşların enstrümanları ile çalarak ve söyleyerek koştuğu anlar bu sene çokça konuşuldu.

Sürpriz bir etkinlikte müzik nasıl bir etkiye sahip? Tam hangi anda sahneye çıkmalı?

Sürpriz, insanların en doğal anlarını ve hallerini yakaladığınız andır. Bu yüzden bu başlık     bizim işimizi yaparken en keyif aldığımız ve en doğru tepkileri gördüğümüz başlığımız. Tam şu anda sahneye çıkmanız gerekli diyemem çünkü bazen sizin de beklemediğiniz bir değişiklik olabiliyor ve hızlı karar vererek sürprizin ve kamera şakasının gidiş yönünü değiştirmeniz gerekebiliyor. Yani deneyim ve hızlı karar yeteneği burada devreye giriyor diyebilirim.

"Gençler, kendi müzikal hayatlarının rotasını oluşturmalılar"

Orkestranbul, oldukça başarılı ve pek çok varyasyonu olan bir koro. Böyle bir koro nasıl oluştu? Daha çok çeşitlendiğini görecek miyiz?

Evet koromuz sıradışı işler ve projeler gerçekleştiriyor. Koronun oluşumunda aslında eşimin yıllarca TRT Gençlik Korosu ve Senfoni Koro’sunda koristlik yapmış olması, bizim ilk adımlarımızı atmamızda cesaretli olmamızı sağladı. Sahnelerimizi uzun yıllardır dostumuz ve arkadaşlarımız olan deneyimli koristler ile gerçekleştiriyoruz. Aklımda yine çok farklı sahne ve projeler mevcut. Önümüzde ki süreçte Orkestranbul markasını yine sıradışı sahneler ile birçok mecrada duyacaksınız.

Koro ekiplerinizin yanı sıra bando ekibinizle de çok farklı etkinliklere katılıyorsunuz. Bando çalışmalarınızı anlatır mısınız?

Orkestranbul Bando Project, bu senenin en etkili ve en hareketli başlığıydı. Basketbol Ligi’nden Beşiktaş Futbol Kulübü’ne, düğünlerden flash-mob’lara birçok alanda sahne alıyoruz. Ekibimizin bir sayı sınırı yok. 300 kişiye kadar çıkabileceğimiz bir nüfusumuz var. Her sahnenin bir hikayesi oluyor. Düğünde ise bambaşka bir hikaye. Burada gelin ve damadın enerjisi de çok önemli ama enerjileri yoksa hiç panik yapmaya gerek yok. Biz gerekli enerjiyi sahne öncesi ve sonrası çiftlerimize bol bol veriyoruz.