Röportaj: Etkinlik tasarımı için, sanatı içselleştirmiş olmak gerekiyor - eventnews.onlineeventnews.online

6 Ağustos 2021 - 21:13

Röportaj: Etkinlik tasarımı için, sanatı içselleştirmiş olmak gerekiyor

Alan seçimi konusunda günümüzde de popüler hale geldiğini gördüğümüz tarihi dokulara sahip seçeneklere öncelik veriyoruz. Özellikle bir gençlik festivali düzenliyorsanız, tanık olmadıkları bir dönemin mirası olan antika ruhlu bir yapı ile, tamamen günümüz teknolojisi ile harmanlanmış ışık ve ses efektlerini buluşturmak dikkat çekici oluyor.

Röportaj: Etkinlik tasarımı için, sanatı içselleştirmiş olmak gerekiyor
Son Güncelleme :

27 Mart 2020 - 10:59

EventNewsOnline

Alan seçimi konusunda günümüzde de popüler hale geldiğini gördüğümüz tarihi dokulara sahip seçeneklere öncelik veriyoruz. Özellikle bir gençlik festivali düzenliyorsanız, tanık olmadıkları bir dönemin mirası olan antika ruhlu bir yapı ile, tamamen günümüz teknolojisi ile harmanlanmış ışık ve ses efektlerini buluşturmak dikkat çekici oluyor.

“Biz, etkinlikler için planlanan zaman aralığında katılımcıların hayatına olabildiğince konfor sağlayan dokunuşlarda bulunmaya çalışıyoruz. Ve onlardan aldığımız geri dönüş, bizim başarımızın en önemli göstergesi oluyor. Bu sayede, gelişmemiz ve iyileştirmemiz gereken konular üzerinde yoğunlaşabiliyor, yaratıcılığımızı bu dönüşler ile besleyebiliyoruz.” Bu sözler, Mimar Sinan Üniversitesi kökenli, endüstri tasarımcısı ve aynı zamanda yaratıcı etkinlik alanı tasarımlarıyla öne çıkan Ali Arslan’a ait. Arslan, ortaya koyduğu özgün tasarımlarıyla dikkatleri üzerine çekerken, iyi bir etkinlik alanının, sanat bilgisi olmadan hazırlanamayacağını belirtiyor. Event News olarak Tasarımcı Ali Arslan’la keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Etkinlik tasarımı için, sanatı içselleştirmiş olmak gerekiyor

Ali Bey, sektörde birçok isim tarafından biliniyorsunuz. Ancak ilk kez görenler için sizi tanıyabilir miyiz?

Karedenizli bir ailenin çocuğu olarak İstanbul’da doğdum ve büyüdüm. Çocukluk döneminde çizim yeteneğim sayesinde sanata olan yatkınlığımın farkına vardım ve gençlik döneminde kendimi sanatsal alanda geliştirmeye yöneldim. Bu doğrultuda, eğitim hayatıma güzel sanatlar alanında devam etmeyi tercih ettim. 2004 yılında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Endüstriyel Tasarım Bölümü’ne derece ile girdim. Burada bir yıl İngilizce hazırlık eğitimi aldım. Ardından, bir sonraki yıl tekrar sınava girmeye karar verdim ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölümü’nü kazandım. Öğrencilik hayatım boyunca çeşitli freelance projelerde yer alarak, ilk iş deneyimlerimi kazanmaya başladım. Bu dönemde, üniversitemizin etkinliklerini düzenleyen grubunun üyesiydim. Etkinlik alanında ilk tecrübem de bu döneme denk gelmektedir. Okulumuzun bahar festivali kapsamında, rıhtım olarak adlandırdığımız deniz kıyısı alanına sahne kurulması ve bunun için de Denizbank ile sponsorluk anlaşması yapılması planlanıyordu.

Denizbank’ın sponsorluğunun alınabilmesi için gemi formunda bir sahne tasarlayarak projemi onlarla paylaştım. Denize kıyısı olan bir alan ve adı Deniz olan bir banka sponsorluğundan yola çıkarak gemi formunda bir sahne tasarımı yapmam, projenin ilgi çekici olmasını sağladı. Böylece sahne ve etkinlik tasarımına olan ilgimin farkına varmış oldum. İlerleyen dönemlerde sahne ve dekor tasarımı projeleriyle ünlü bir reklam firması ile çalışma fırsatı yakaladım. Bu süreçte etkinlik, sahne ve dekor tasarımı alanlarında farkındalığımın oldukça artması sebebiyle, bu alanda kendimi geliştirmeye yöneldim. Sanat ve eğlenceye yönelik etkinlikler organize ederek, bu etkinliklerin sahne, dekor tasarımı ve etkinlik organizasyonunu gerektiren tüm aşamalarını yönettim.

Ardından, 2012 yılında kurulan Articona Design Şirket’inin kurucularından biri oldum ve Üniversitemizin alanında en yetenekli mezunlarından oluşan bir ekip kurarak, 3 yıl boyunca Articona’da tasarım yöneticiliği yaptım. Bu ekip ile birçok yerli ve yabancı projelerin üretimine imza attık. 2015 yılında TRT Belgesel kanalında yayınlanan Fikirhane adlı tasarım programının ekran önü tasarımcısı oldum. Halen bireysel olarak çalışmalarımı sürdürüyor, birçok firmanın tasarım danışmanlığını yapıyorum. Ayrıca birçok milli projelenin tasarım ekibinde yer alıyorum. TURSAB için tasarladığım Türkiye’nin Tanıtım Standı dikkat çekici son projelerim arasında yer alıyor.

Etkinlik tasarımı için, sanatı içselleştirmiş olmak gerekiyor

Tasarım, hemen her sektör için hayati öneme sahip bir konu. Özellikle etkinlik tasarımı başlı başına önemli bir iş. İyi bir etkinlik tasarımının püf noktaları nedir?

Kesinlikle öyle, gözle görülebilir olmasa da, soyut anlamda tasarım hayatımızın merkezinde. Etkinlik uygulamaları ise her geçen gün değişen ve gelişen teknolojinin sunduğu imkanlarla önemini artırmakta. Özellikle içinde bulunduğumuz dijitalleşme dönemine baktığımızda, hızla güçlenen sosyal medya ağları, etkinlik alanında eğlenceli ve bir o kadar da sıradışı etkinlik çözümleri üretilmesi gerekliliğine dikkat çekiyor. Etkinlik alanında, önemli ve büyümeye oldukça hevesli bir sektör oluştuğunu söyleyebiliriz. İyi bir etkinlik tasarımının püf noktası yaratıcılık. Yaratıcılık için ise, sanatı içselleştirmiş ve özümsemiş olmak gerekiyor.

Sahne, ses, ışık, alan dekoru başarılı bir etkinliğin en önemli konuları. İyi bir etkinlik alanı hangi kriterlere göre tasarlanmalı?

Öncelikle etkinliğin hedef kitlesini belirlemek gerekiyor. Hedef kitle doğrultusunda, etkinlik alanının tasarımını şekillendirmek mümkün. Bunun da öncesinde, alan seçimi konusunda günümüzde de popüler hale geldiğini gördüğümüz tarihi dokulara sahip seçeneklere öncelik veriyoruz. Özellikle bir gençlik festivali düzenliyorsanız, tanık olmadıkları bir dönemin mirası olan antika ruhlu bir yapı ile, tamamen günümüz teknolojisi ile harmanlanmış ışık ve ses efektlerini buluşturmak dikkat çekici oluyor. Katılımcılara, bir anlamda zamanda yolculuk yapma hissi verebiliyor. Etkinlik için belirlenen alana göre, dekor konusunda sade kalınabiliyor, ya da ileriboyutta ses ve ışık dizaynlarını kullanabiliyoruz. Etkinlik projesi için ayrılan bütçe, diğer belirleyici faktör. Sahne konusunda topluluğu maksimum seviyede bir arada tutabileceğimiz, kapasitesi yüksek noktaları belirliyoruz.

Etkinlik tasarımı için, sanatı içselleştirmiş olmak gerekiyor

Etkinlik alanı tasarımı konusunda, dikkat edilmesi gereken en hayati konu nedir?

Ses, ışık gibi teknik altyapının öngörülebilir aksiliklere karşı B planı ile dizayn edilmesi çok önemli. Çünkü tekrarı mümkün olmayan bu tarz organizasyonlarda, pratik bir şekilde çözüme ulaşmak zorundasınız. Bunun dışında, katılımcılara olabildiğince konforlu hissettirebilmek ve oluşturduğunuz tasarım ile iletişime geçebilmelerini sağlamak temel prensip olmalı.

Festival alanı tasarımı konusunda dünyada çok önemli işler ortaya koyuluyor. Sizin de bu konuda önemli çalışmalarınız olduğunu biliyoruz. Siz firma olarak ne tür farklılıklar sunuyorsunuz?

Aslında teknolojik düzeyde hemen hemen tüm işler birbirinin aynısı, yani projelerin bütçesine bağlı olarak teknik detayları geliştirebiliyor, dünya standartlarında bir sanat mimarisi inşa edebiliyorsunuz. Bu noktada bizi farklılaştıran, yaratıcılığımız olmakta, sıradışı fikirler sunmaktayız. Profesyonel ve disiplinli bir ekip ile, keşfedilmemişin izini sürüyor, kullandığımız renklerle bile bu alandaki farklılığımızı yansıtabiliyoruz.

Etkinlik konsepti belirlemenin hiyerarşisi nasıl olmalı?

Hedef kitle, yaş ortalaması, etkinlik için belirlenen bütçe, temelde neyi planladığımıza ilişkin genel bir çerçeve aslında. Bu çerçeveden yola çıkan ve teknik detaylara doğru inen bir hiyerarşi oluşturulabilir.

Teknolojik detaylara hakim bir etkinlik alanının tasarım detayları çok daha belirleyici bir içerik gerektiriyor. Bu konuda asıl önemli nokta renk midir? Yoksa farklı bir vurgu ya da anlatım biçimi yer alıyor mu?

Renk çok önemli elbette, az önce belirttiğim gibi, renkleri bir iletişim aracı olarak görmek ve bu hayalperestlik ile, bir konuşma dili oluşturmanız gerek. Söylemek istediğim, ne kadar dijitalleşmiş olsak da, canlı ve gerçek hissinden uzaklaşamıyoruz. Özellikle renk ve sesin aynı anda, aynı dozda yükselişi ve inişleri vurgulaması, bunun da belirlediğiniz kitlenin algı düzeyine uygun bir teknoloji kullanılarak yapılması gerekiyor. Kitleyi içine almaktan söz ediyorum sanırım.

2020 yılında etkinlik alanı tasarımında farklı boyutların ele alınması gündemde. Siz farklı neler sunuyor olacaksınız? Özellikle festivaller konusunda.

Teknoloji anlamında olmazsa olmaz olarak nitelendirebileceğimiz ses, ışık, görsel efekt tasarımlarıyla, alanlara sıradışılık kazandırmak sektörün elbette ki vazgeçilmez önceliği olacaktır. Ancak ben, daha canlı ve hissedilebilir bir kavram üzerinde yoğunlaşmamız gerektiği düşüncesindeyim, o da şu; festival alanlarında yaşanan çevre kirliği konusunda katılımcılarda bazı etkiler yaratmak ve sürdürülebilirlik kavramına ayak uydurucak tasarımlarla, festival alanlarının çevresel kaos alanı görünümden uzaklaşmasını sağlamak. Bunun için de festivallerde geri dönüştürülebilir materyallerin kullanılmasını sağlayarak, hem katılımcılar, hem proje yöneticileri için bu alanda farkındalık oluşturacak gündemler oluşturmayı planlıyoruz.

Başarılı etkinliklerin uygulanması, başarılı bir tasarıma da bağlıdır. Sizin başarı kriteriniz nedir?

Biz, etkinlikler için planlanan zaman aralığında katılımcıların hayatına olabildiğince konfor sağlayan dokunuşlarda bulunmaya çalışıyoruz. Ve onlardan aldığımız geri dönüş, bizim başarımızın en önemli göstergesi oluyor. Bu sayede, gelişmemiz ve iyileştirmemiz gereken konular üzerinde yoğunlaşabiliyor, yaratıcılığımızı bu dönüşler ile besleyebiliyoruz.

Son olarak ilave edilmesini istediğiniz bir detay var mıdır?

Yeni jenerasyonun hayat akışına göstermiş olduğu eş zamanlılık performansının, geleceğimizi şekillendirecek önemli bir gücü elinde barındırdığına inanıyorum. Bu zihinsel açıklıkla, umut ediyorum ki, tasarım dünyasında sıradışı gelişmeler bizi bekliyor olacak.