Röportaj: ‘Neyi, ne için çektiğiniz’ önemlidir! - eventnews.onlineeventnews.online

6 Ağustos 2021 - 22:32

Röportaj: ‘Neyi, ne için çektiğiniz’ önemlidir!

“Ajansların ve markaların fotoğrafçılarını seçerken öncelikle alacakları hizmet karşılığında ödeyecekleri ücreti değil, alacakları hizmet kalitesinin ön koşul almasına dikkat etmelerini öneririm. Aynı şekilde fotoğrafçıların da iş ortaklarının yanında olarak onlara ihtiyaçları olan en doğru kareleri vermeleri gerektiğini hatırlatırım. Hepimiz aynı geminin farklı noktalarında oturuyoruz ve hepimizin ortak amacı en iyi işi ortaklarımıza sunabilmek.”

Röportaj: ‘Neyi, ne için çektiğiniz’ önemlidir!
Son Güncelleme :

23 Mart 2020 - 10:00

EventNewsOnline

Ajansların ve markaların fotoğrafçılarını seçerken öncelikle alacakları hizmet karşılığında ödeyecekleri ücreti değil, alacakları hizmet kalitesinin ön koşul almasına dikkat etmelerini öneririm. Aynı şekilde fotoğrafçıların da iş ortaklarının yanında olarak onlara ihtiyaçları olan en doğru kareleri vermeleri gerektiğini hatırlatırım. Hepimiz aynı geminin farklı noktalarında oturuyoruz ve hepimizin ortak amacı en iyi işi ortaklarımıza sunabilmek.

Bu sözler; Türkiye’nin en önemli fotoğraf sanatçılarından biri olan, fotoğraf karesine kattığı yorumlarla, etkinlik ajansları başta olmak üzere, markaların dikkatini üzerine çeken ‘Yeryüzü Görsel İletişim Merkezi‘nin kurucusu ve Fotoğraf Sanatçısı Necdet Kösedağ’a ait. Kösedağ, markalara ve etkinlik ajanslarına verdiği hizmetleri sıralarken, dikkat çektiği en önemli nokta, gerçekleştirilen etkinliğe ait fotoğrafın, ‘o an’ı en iyi anlatması ve geri dönüşü olmadığı için, en kaliteli fotoğraf karesinin yakalanması gerektiğinin altını çiziyor. Necdet Kösedağ’a Event News’e ayırdıkları kıymetli vakitleri için teşekkür ederiz.

Necdet Bey, önemli fotoğraf sanatçıları arasında yer alan bir isimsiniz. Bir çok iş çevresinden sizi çokça tanıyanlar var ancak ilk kez tanıyacaklar için kendinizi tanıtır mısınız?

Öncelikle teşekkür ederim. 70’li yıllardan birinin ilk ayının ikinci günü Artvin’de doğdum, müfredat ağırlıklı eğitim ve öğretimin ardından, mesleki eğitim süreci sonrasında hayat boyu eğitim sürecim başladı. Çeşitli PR ajansları, reklam ajansları, gazete ve dergiler de foto muhabirliği, ajanslarda fotoğrafçı olarak çalıştım, fotoğraf editörlüğü yaptım. Birtakım yarışmalardan dereceler aldım daha fazlasında juri üyeliği yaptım. Yeryüzünde yüzlerce coğrafyada binlerce çekim yaptım, halen çekmeye ve yön göstermeye devam ediyorum. Türkiye medyası ile aktif çalışma sürecimizi tamamladıktan sonra kurucusu olduğum NK Gallery-İstanbul Fotoğraf Atölyesi ve son olarak Yeryüzü Görsel İletişim Merkezi adlı şirketimizde fotoğraf, film ve prodüksiyon hizmetleri vermeye devam ediyorum.

Röportaj: ‘Neyi, ne için çektiğiniz’ önemlidir!

Fotoğraf, en önemli sanat dallarından biri olarak öne çıkıyor ve siz bu sanatı reklam ve etkinlik projelerine kendi bakış açınızla uyarlayan önemli bir sanatçısınız. Sizin için fotoğraf sanatı ne ifade ediyor?

Fotoğrafa nereden baktığınızla ilgili bir durum bu; ben analog dönemden beri fotoğrafın içerisinde olan bir kişiyim ve fotoğraf damarlarıma işlemiş adeta ruhumun bedenimin bir parçası gibi. Son derece içselleştirdiğim bir olgu, böyle olunca onunla yatıp onunla kalkıyorsunuz. Analog dönemlerde fotoğraf oldukça pahalı bir uğraştı. Eğer fotoğraftan para kazanmıyorsanız, gelirinizin hatırı sayılır bir kısmını buraya ayırmanız gerekiyordu. Dijital devrimden sonra bu rakamlar nebzen ulaşılabilir seviyelere ulaştı ve tabii bu durum da fotoğrafa olan ilgiyi artırarak daha fazla kitlelere yaydı. Bu bağlam da değerlendirecek olursak fotoğrafın işlevselliği, sanat yönünden ele alınışı farklılıklar gösterecektir. Balat’ta çekilen sümüklü çocuk fotoğrafı insan ruhunu ajite eden yönüyle bir sanat fotoğrafı olarak değerlendirilebilir ama bir etkinlikte çekilen fotoğraf, tamamiyle belgesel niteliktedir ve sanatsallıktan ziyade durumu belgelemekten ibaret bir fotoğraftır.

Fotoğrafçılar arasında herkes fotoğrafçı olabilir, ancak herkes aynı şekilde göremez derler. Siz farklı olan neleri görüyorsunuz?

Evet öyle bir söylem var, bu da gayet normal bir durum. Aynı konuyu, aynı teçhizat ile aynı şartlarda çeken iki farklı gözün tamimiyle farklı şeyler çekmesi çok normaldir. Burada ki fark vizörden bakan gözün kendisiyle ilgili bir durumdur, ne kadar çok bilirseniz yorumunuz o kadar farklılıklar gösterecektir. Aslında önemli olan ve benim de sıklıkla üzerinde durduğum konu ‘neyi, ne için çektiğiniz’ dir. Bunu doğru anlarsanız amacınıza en uygun fotoğraf karesini bulursunuz. Fotoğraf benim işim öncelikle ve işimi en iyi şekilde yapmaya gayret ediyorum. Bir çekim talebi aldığımızda bunun hangi amaç için çekileceğini, kullanım alanlarının neler olacağını iyi anlamaya çalışıyorum akabinde de hizmet verdiğimiz kurum ve kuruluşların ihtiyaçları doğrultusunda en doğru fotoğrafı ortaya çıkartıyorum.

Fotoğraf sanatı, başarılı bir etkinlik ve reklam projesi için neden önemlidir?

Röportaj: ‘Neyi, ne için çektiğiniz’ önemlidir!

Fotoğraf yaşadığımız dünyanın vazgeçilmez ve değişmeyecek unsurlarındandır. Çevrenize bir bakın, yüzlerce fotoğraf var. Anlatmak istediklerinizi anlatabileceğiniz en kısa ve doğru yol fotoğraftır. Bir ürün düşünün; kitlelere anlatılması için farklı etkinlikler, filmler yapmanız gerekecek, en kısa bir film 15-30 saniye arasında bir süre de o ürünü size anlatıyor. Aynı ürünü kitlelere anlatabilmek için çok yüksek bütçeli etkinlikler düzenliyoruz, onlarca kişi bu işlerde görev alıyor ama fotoğraf öyle değil size verilen o ürünü birkaç kare de veya tek bir karede anlatmanız gerekiyor. Bu aslında oldukça emek, fikir ve uğraş gerektiren bir iş, bunun için fotoğrafın değeri ve gücü hiç değişmeyecek. Yine aynı şekil de bir etkinliği ele alırsak; günlerce üzerinde çalışılan ve ortaya konan etkinlik sonrasında hepimizin istediği oradaki saatlerce süren etkinliğin 10 kare ile özetlenmesi olmuyor mu? Kendimize şunu soruyor muyuz acaba; biz ekip olarak bu etkinliği düzenlemek için haftalardır çalışıyoruz, onlarca kişi bu proje için çalışıyoruz, etkinlik gününde oraya gelen fotoğrafçı arkadaşımıza son anda verdiğimiz brief ile tüm bu sürecin özetini istediğimiz de ne kadar haklıyız… Fotoğraf çok şeyi az şekilde düzleme yansımış görüntülerle anlatma kabiliyetine sahiptir, bugün her birimizin birtakım duygusal ifadelerimizi karşımızdaki kişiye belirtebilmek için kullandığımız emojiler de bu durumun bir yansımasıdır.

Uzun süredir sahada, yüzlerce markanın etkinliklerini, festivallerini, toplantılarını ve ayrıca kurumsal reklam çekimlerini profesyonel olarak ele alıyorsunuz. Markalar ve ajanslar sizi neden tercih ediyor? Farklı olan neleri sunuyorsunuz?

Evet haklısınız, yıllardır Yeryüzü Görsel iletişim Merkezi olarak yüzlerce marka ve kuruluşa görsel tedarik ettik. Her birini müşteri olarak değil, iş ortağı olarak görüyoruz. İçeriği ve amacı doğru olarak anladığımızı düşünüyorum, onların hedef ve ihtiyaçları bizim hedeflerimizle paralellik gösterdiği anda doğru iş doğru şekilde sonuçlanıyor. Herhangi bir proje için davet aldığımızda ilk sorulan işin bütçesi olur, bizim içinse içerik ve hedef ilk sırada yer alır. Bunu çözdükten sonra bütçesi zaten onay alacaktır. Uzun yıllardır birlikte çalıştığımız markalar ve kuruluşlar ile yakaladığımız uyum bunun sonucudur, onlar bize güvenirler biz de onlar için en iyisini yaparız. Kısa bir anekdot anlatacak olursam; ilk defa çalışacağımız bir marka yetkilisi, bir basın toplantısı için ne kadar çok soru sordunuz demişti. Biz bu soruları sormaz isek işimizi hakkıyla yapmadığımıza inanıyoruz, o haftalarca hazırlandığınız toplantının özeti medyaya servis edeceğimiz bir tek kareden ibaret olacağını anladıklarında ilişkimiz daha uzun soluklu oluyor:)

Röportaj: ‘Neyi, ne için çektiğiniz’ önemlidir!

Genelde önemli etkinlik projelerinde, bizlerin junior olarak adlandırdığı arkadaşlarımız etkinlik fotoğrafçılığı icra ediyorlar. Sizce önemli bir etkinlik projesinin fotoğrafları için ön hazırlık süreci olmalı mı? Yoksa herkes, her an dilediği fotoğrafı çekmeli mi?

Bahsettiğiniz önemli etkinlik projelerinde junior olarak adlandırılan fotoğrafçı arkadaşlarımız bizim fotoğrafçılarımızı asiste etmek için var olurlar. Amaç da o arkadaşlarımızı gelecek de sorumluluğunu alacakları o projelere en doğru şekilde hazırlamaktır. Burada yapılan teknik hata yukarıda bahsettiğim o önemli projelerin hazırlık süreçlerinde fotoğrafçıların yeterince bilgilendirilmemesi ve önemsenmemesidir. Ön hazırlık projenin şekillenmesi ile başlayan bir süreçtir, fotoğrafçı doğru ve net bilgilendirilmelidir, etkinlik sürecindeki akış ve sürprizler zamanlamaları ile aktarılmalı, fotoğrafçıyı dışarıdan biri değil projenin içinden birisi olarak kabul etmeli ve açık olunmalı. Bunlar organizasyon ajansının yapması gerekenler. Fotoğrafçı arkadaşımız ise bu aldığı bilgiler doğrultusunda doğru ekipman ile doğru noktalarda var olarak doğru fotoğrafları elde edecektir.

Kurgu, hikaye ve teknik donanım olarak önemli bir hazırlık sürecinin olduğu fotoğraf sanatında, özellikle dış alan çekimleri için ana kıstas nedir?

Her şeyden önce belirttiğim gibi ’Neyi, ne için çektiğiniz’ en önemli konu. Kompozisyon, konu, içerik, teknik donanım bundan sonra düşünülmesi gereken olay. İç mekan-dış mekan fark etmeden ilk odaklanılması gereken konu bu olmalı, bunu anladıktan sonra fotoğrafçı olarak oraya gelecek kişi üstüne düşeni yapacaktır. Özellikle dış alan çekimleri için sorduğunuzdan dolayı diyorum ana kıstas ışıktır. Dış alan olduğu için bir prodüksiyon yapılmadı ise yönetmek de en zorlanılan konu güneş ışığıdır. Aslında burada da proje ajansı ve fotoğrafçı arasındaki doğru iletişim ile aşılacak bir konuya odaklanıyoruz.

Başarılı bir fotoğraf karesini nasıl tanımlarsınız?

Bir ürünü, etkinliği bir veya birkaç kare ile anlatabilen kare doğru karedir. Öncelikle fotoğrafın temel doğrularını barındırmalı, sonrasında ise içerik ve amacı yansıtmalıdır. Size iletilen briefler, en az hazırlık safhası kadar önemli.

Briefler sizi tatmin ediyor mu? Yoksa kendi yordamınıza göre mi sahaya iniyorsunuz?

Bu işin en zor aşaması burasıdır, çok fazla değişken olan bir iş yapıyoruz. İnsanların egoları, kibirleri, üst bakış açıları olduğu ve bunları paylaşmak konusunda imtina ettikleri sürece briefler yeterli olmuyor, olmayacak da. Biz iş önerisi aldığımızda mutlaka doğru ve açık bilgi gelmesini isteriz. Eksik bilgi ile yola çıkıldığı sürece, ajans veya marka zihnindekileri aktarmadığı sürece fotoğrafçıdan doğru fotoğrafı alma şansı da azalır. Bunu anlatmamıza rağmen hala sıkıntılı durumlar yaşadığımız oluyor, bu durumda da kendi bilgi ve tecrübelerimizle süreci en doğru şekilde yönetiyoruz.

Fotoğrafa yeterli düzeyde kıymet gösteriliyor mu?

Röportaj: ‘Neyi, ne için çektiğiniz’ önemlidir!

Maalesef hayır. Üzülerek söyleyebilirim ki bu böyle, elbette bunun da çok fazla değişkeni var. Benim ülkem de çok uzun süredir fotoğraf ve fotoğrafçılar gerekli değeri ve önemi görmüyor. Yukarıda da belirttiğim nedenlerden ötürü. Oysaki yaşadığımız çağ fotoğrafın en çok üretildiği ve hızlıca tüketildiği bir çağ, yaptığımız her şeyde bir fotoğraf karesi yer alıyor. Bunun doğru olması kullanım ve görülme sürelerini de düşünürsek oldukça önemli bir nokta. Fotoğrafçı ile anlaştığınızda ona işin bir parçasıymış gibi davranmalısınız, elinde makine tutan bir adam olarak görmemelisiniz. O kişinin doğru fotoğrafı bulması için gerekli şartları oluşturmalısınız, etkinlik sürecinde harcadığınız bütçenin içerisinde yer ayırmalısınız, roll-up veya yemek parasına anlaşmamalısınız. Fotoğrafçıyla anlaştığınızda ihtiyaçlarınızı anlayan ve ona göre fotoğrafı oluşturan kişiye para ödersiniz, elindeki sihirli kutuya değil. Dolayısıyla fotoğrafın değeri de bu şekilde açıklanabilir.

Işık, kompozisyon ve kadraj üçlüsünü ele aldığımızda, konser fotoğrafı nasıl çekilmeli? Her kare önemli midir? Ya da kuralsız yaklaşım sergilenebilir mi?

O konserden beklentinizin ne olduğuna bağlı; etkinliğin neresinde duruyorsanız beklentiniz o ölçüde değişecektir. Organizasyon firması iseniz tüm etkinliği anlatacak konserden de birkaç karenin olduğu bir sepet fotoğraf işinizi görecektir, fotoğrafları konser veren tarafından değerlendirecekseniz o başka, yine sonuçta neyi, ne için çektiğinize geliyoruz gördüğünüz gibi.:) Hedef ve amaç size nasıl çalışacağınızı gösteriyor. Genel anlamıyla özetleyecek olursak da konser fotoğraflarında en önemli noktalar ışık ve açı denilebilir, mevcut sahne ışığının haricinde ekstra ışık kullanabilme şansınız olmayacaktır, sahne ışığının ısısı değişik olacaktır. Dolayısı ile vermek istediğiniz etki doğrultusunda hazırlıklı olmalısınız, doğru açılarda kalıp, seyirciyi ve sahne ambiyansını doğru yansıtmalısınız. Elbette konserin içeriğine göre çekim sürenizi, performansı etkilemeyecek şekilde hızla tamamlamanız gerekir. Zamanlamanızı o an içerisinde belirlemelisiniz ve elbette her kare önemlidir. Bu bağlamda, kuralsız yaklaşım dediğiniz performansı, akustiği, izleyiciyi ve sanatçıyı etkileyen unsurlar olduğu için hedef ve amacınızı en başından doğru belirlemeniz gerekir. Dolayısıyla ekipmanınız da hazır olmalı:)

Son olarak ilave etmek istediğiniz konular var mı?

Eklenecek oldukça fazla konu var aslında:) Özetleyecek olursak; ajansların ve markaların fotoğrafçılarını seçerken öncelikle alacakları hizmet karşılığında ödeyecekleri ücreti değil, alacakları hizmet kalitesinin ön koşul almasına dikkat etmelerini öneririm. Aynı şekilde fotoğrafçıların da iş ortaklarının yanında olarak onlara ihtiyaçları olan en doğru kareleri vermeleri gerektiğini hatırlatırım. Hepimiz aynı geminin farklı noktalarında oturuyoruz ve hepimizin ortak amacı en iyi işi ortaklarımıza sunabilmek.