Herkesi mutlu eden sektör, çok mutsuz! - eventnews.onlineeventnews.online

7 Ağustos 2021 - 01:03

Herkesi mutlu eden sektör, çok mutsuz!

Son bir kaç yıldır ciddi ekonomik baskılara göğüs geren Etkinlik Sektörü ve tüm alt bileşen sektörler son demlerini yaşamaya doğru gidiyor. Ayakta durmakta zorlanan; Etkinlik ajansları, MICE segmenti çalışan acenteler, etkinlik mekanları ve tüm hizmet sağlayan sektörler ve firmalar can çekişir durumda. Bir kısmı işyerlerine kepenk indirirken, kalan kısmı ne yapacağını kara kara düşünüyor. Sektörü temsil eden bir kurum olmaması işlerin daha da sarpa sarmasına yok açıyor. Ağır vergi yükleri, SGK prim ödemeleri, personel maaşları derken, iş yeri kiraları bir yana, mutfak masraflarını dahi karşılayamayacak firmaların çoğalmış olması sektörde ciddi endişelere yol açıyor.

Herkesi mutlu eden sektör, çok mutsuz!
Son Güncelleme :

13 Mart 2020 - 14:55

EventNewsOnline

Son bir kaç yıldır ciddi ekonomik baskılara göğüs geren Etkinlik Sektörü ve tüm alt bileşen sektörler son demlerini yaşamaya doğru gidiyor. Ayakta durmakta zorlanan; Etkinlik ajansları, MICE segmenti çalışan acenteler, etkinlik mekanları ve tüm hizmet sağlayan sektörler ve firmalar can çekişir durumda. Bir kısmı işyerlerine kepenk indirirken, kalan kısmı ne yapacağını kara kara düşünüyor. Sektörü temsil eden bir kurum olmaması işlerin daha da sarpa sarmasına yok açıyor. Ağır vergi yükleri, SGK prim ödemeleri, personel maaşları derken, iş yeri kiraları bir yana, mutfak masraflarını dahi karşılayamayacak firmaların çoğalmış olması sektörde ciddi endişelere yol açıyor.

En ufak piyasa hareketliliğinden ciddi şekilde etkilenen sektör, son dönemde yaşanan operasyon iptalleri ya da ertelemeleri ile dev bir çığın etkisi gibi yara almış durumda. Kredi kullanılamaması, ödemelerin ertelenememesi, bir de bunların üzerine zaten düşük kar marjlarıyla çalışan sektörün uzun süredir kazanç elde edememesi, sorunların ana omurgasını oluşturuyor. Ülke ekonomilerine devasa girdi sağlayan sektör, sırtında ki kamburla ne kadar yol alabilir? sektör temsilcileri bu konuyu tartışırken, diğer taraftan sektörün kanunla korunan haklarının olmayışı endişeleri ya da karamsarlıkları daha da çoğaltıyor.

Başarılı bir etkinliğin sac ayakları oldukça fazla ve birbirini destekleyen, içlerinden biri olmadığında projenin hayata geçirilememesi riski doğuran başlıklara baktığımızda, her biri yüzbinlerce insana ekmek sağlayan, istihdam alanı açan, ülke ekonomisine önemli katkılar sağlayan branşlar. Ve hatta daha da öteye gidildiğinde, biri olmadığında, ne bilimsel bir kongre ve ne de bir konser yapılabilir derecede hayati.

  • Etkinlik Ajansı / MICE Acentesi,
  • Etkinlik Mekanı,
  • İnsan kaynakları Firması,
  • Catering Firması,
  • Dekor Firması,
  • Transfer Firması,
  • Teknik Ekipman Kiralama Firması,
  • Tercüme Firması,
  • Dijital Baskı Firması,
  • Promosyon Firması,
  • Görsel Malzeme Üretim Firması,
  • Lojistik Firması,
  • Dijital Ajans
  • PR Ajansı
  • Medya Ajansı
  • Kreatif Ajans
  • Sahne Sanatları Firması,
  • Matbaalar

Yukarıda ki başlıklar, bir operasyonda eş güdümlü, başarılı bir işi ortaya koymaya çalışan braşlar. Bir de aşağıda yer alan destek sektörlerine bakalım;

  • Turizm
  • Tekstil/Konfeksiyon
  • Deri/Ayakkabı
  • İnşaat
  • Petro Kimya
  • Tarım
  • Hayvancılık
  • Otomotiv
  • Enerji
  • Metal
  • Cam

Yukarıda ki başlıklar ise, bir operasyonda hizmet satın alımları konusunda yer alan sektörler. Şimdi bir de ekonomik duruma bakalım, yani ülkemizde hangi branştan kaç firma var (öngörülen);

  • Etkinlik Ajansı (8.000 civarında, ancak etkin iş yapan firma sayısı ortalama 150-200)
  • MICE Acentası (500 civarında. Ancak etkin iş yapan firma sayısı ortalama 150-200)
  • Etkinlik Mekanı (1.000 civarında etkin Konser/Festival Alanı, Otel Balo Salonu, Kongre Merkezi, Piknik Alanı vs. yer almaktadır)
  • İK Firması (2.000 civarında. Ancak sektöre eleman tedariği sağayan etkin firma sayısı 100 civarında. Bu rakama ajansları dahil ettiğimizde çok daha fazlası)
  • Catering firması (600 civarında. Ancak sektörde etkili firma sayısı yaklaşık 250-300)
  • Dekor Firması (1500 civarında. Ancak etkili firma sayısı 300 civarında)
  • Transfer Firması (Rakam belli olmamakla birlikte, etkinlik sektörüne hizmet sağlayan firma sayısı bilinen 500 civarında)
  • Teknik Ekipman Firması (Rakam belli olmamakla birlikte, sektöre tedarik sağlayan bilinen firma sayısı, 300 civarında)
  • Tercüme Büroları (Sayısı net olmamakla birlikte, sektörde etkin firma sayısı 200-250 civarında)
  • Dijital Baskı Firması (9.000 civarında, sektörde etkin firma sayısı belirlenememektedir.)
  • Promosyon Firması (Üretim yapan firma sayısı belirli olmamakla birlikte, ürün satış firma sayısı da belirlenememektedir.)
  • Görsel Malzeme “Bayrak-Kostüm vs (Sayısı net olarak belli değildir)
  • Lojistik Firması (Hizmet sağlayan firma sayısı belirlenememektedir)
  • Dijital Ajans (Etkili firma sayısı yaklaşık 500 civarında)
  • PR Ajansı (Etkili firma sayısı yaklaşık 500 civarında)
  • Medya Ajansı (Etkili firma sayısı yaklaşık 600 civarında)
  • Kreatif Ajans (Etkili Firma Sayısı yaklaşık 2000 civarında)
  • Sahne Sanatları Firması (Bireysel iş yapan sanatçı ve gruplar ile birlikte yaklaşık sayı belirlenememektedir. Ancak 10.000 dolayında bir sayının varlığı tahmin edilmektedir)
  • Matbaalar (Net sayı belli olmamakla birlikte, etkili iş yapan firma sayısının 1000 dolayında olduğu tahmin edilmektedir)

Yukarıda yer alan firmaların tamamı, gerek ülke ekonomisine, gerek istihdama ve gerekse üretim alanları ile birlikte, ilişkide olduğu diğer sektörlerle birlikte, azımsanmayacak bir büyüklüğe sahip. Ancak, böylesi büyük bir sektör “YALNIZ” bırakılmaya mahkum ve bu şekliyle ayakta durmaya çalışıyor.

Geride kalan süreç içinde iptal edilen ya da ertelenen işlerin sayısında inanılmaz bir yükseliş yaşanırken, son dönemde sadece koronavirüs nedeniyle iptal edilen ya da ertelenen projelerin sayısının binlerle ifade edildiği belirtiliyor.

Sektörün ekonomik büyüklüğüne baktığımızda ise, sadece istihdam alanında her firmanın kadrosunda 8 kişinin çalıştığını ve sadece etkinlik ajanslarının proje başına yarı zamanlı olarak 10 kişi çalıştırdığını düşündüğümüzde, her etkinlik firmasının ise yılda binlerce insana iş imkanı sağladığını hesapladığımızda, diğer alt firmaların ve sektörün ilişkide olduğu firmaların yalnızca istihdama sağladığı katkı, milyar dolarlar seviyesinde olduğu düşünülüyor.

Ancak, her ekonomik daralma, piyasada ki dalgalanma, olağanüstü haller baz alındığında, böylesi kıymetli bir sektörün ve bileşenlerinin görmezden geliniyor olması düşündürücü olduğu kadar, aynı zamanda üzücü olduğu ifade ediliyor.

Her firma, ağır vergi yükü ile birlikte, kredi ödemelerinin altında kalırken, buna personel maaşları, SGK giderleri, iptal edilen işler eklendiğinde, en kaygan zeminde duran bizlerin yaslanabileceği omzun olmaması ve kendi içimizde yalnız kalıyor olmamız, karamsarlıkları daha da yükseltiyor.

Bankaların riskli grupta gördüğü, ağır SGK ve vergi yüklerinin sektörün enerjisini düşürdüğü, sektörde yer alan bir çok sektör dostumuzun ya battığını ya da batma riskiyle karşı karşıya kaldığını düşündüğümüzde, olanakların bu kadar kısıtlı hale geldiği görüldüğünde, milyonlarca kişinin ekmek yediği bir sektör nasıl dayanabilir ya da ayakta kalabilir soruları kulaktan kulağa yayılıyor.

Tüm bunlarla birlikte, neredeyse müşterilerin finansörü olarak görülen etkinlik ajanslarının karşı karşıya kaldığı bir diğer konu ise, kar marjlarının neredeyse sıfıra yakın olması. Yüzde 3-5 ya da yoğun olmamakla birlikte 6 kar marjıyla çalışan sektörün, tüm olanaklarını aldığı işe kanalize ettiği, iptal edilen ya da ertelenen işler sonrasında çöktüğü ve iş yapamaz duruma geldiği belirtiliyor.

Etkinlik sektörü, bu kadar hassas ve titiz işler ortaya koymaya çalışırken, markaları son kullanıcıya ulaştırılmasında bu kadar önemli projeler ortaya koymaya çalışırken, kuralsız ve adaletsiz bir biçimde tek cümleyle “proje iptal edildi” demek ne kadar hakkaniyetli ya da hukukidir? soruları da yaygın bir şekilde seslendiriliyor.

Sektör perişan durumda. Tıpkı diğer pek çok sektörün olduğu gibi. İşten çıkarmalar, batan firmalar ve batacak firmaların sayısı bu kadar yükselmişken, sektörün teşvik, hibe ya da can suyuna acil ihtiyaç olduğu belirtiliyor.

Etkinlik sektörünü şöyle düşünmeliyiz. Diğer alt sektörlerle birlikte bu sektör durduğunda, battığında ya da yok olduğunda; hiç bir toplantı yapılamaz, hiçbir etkinlik gerçekleştirilemez, hiç bir konser organize edilemez, hiç bir tiyatro, hiç bir gösteri, hiç bir kurumsal etkinlik ortaya çıkarılamaz. Hiç bir bilimsel toplantı yapılamaz. Hiç bir fuar organize edilemez. Bu sektör milyonlarca insanın geçim kapısı olduğu gibi, aynı zamanda tüm dünyanın enerji kaynağıdır. Ülkelerin dışa açılmasında en önemli sac ayağıdır.

Evet ülke ve hatta dünya olarak olağanüstü bir dönemden geçiyoruz. Ancak bu sektörün ve tüm alt bileşenlerinin artık dinlenmesi, devlet nezdinde kabul görmesi, finansal açıdan desteklenmesi, ayakta kalmasının sağlanması ve kriz masasına acil davet edilmesi gereklidir. Yoksa, koca sektör bitme noktasına geldiğinde artık çok geç kalınmış olunacak.

Çözümlerimiz nelerdir? diye düşündüğümüzde bir çırpıda dile getirilecek bir kaç cümle rahatça kurulabilir.

Vergi oranlarının düşürülmesi, vergi borçlarının ötelenmesi-taksitlendirilmesi, vergi cezalarının kaldırılması, SGK prim borçlarının ötelenmesi-faiz oranlarının kaldırılması, bankalar tarafından düşük faizli kredi olanaklarının sağlanması, devlet tarafından can suyu olarak tabir edilen uzun vadeli ve düşük faizli kredilerin hayata geçirilmesi ve hibelerin adil bir biçimde dağıtılması gibi konuların, sektörün soluğunun artmasına yol açacağı belirtiliyor.

Bu sektörü kurtaralım. Sektör temsilcileriyle bir masa etrafında toplanıp, uzun soluklu olmayan süreçlerde taleplerine kulak verelim. Çünkü bu sektör olmazsa, mutlu insan kalmaz!